Maske Tamirhanesi
Maskelere adadım hayatımı; onları öğrenmeye, anlamaya, onarmaya. Onların yanında kendimi yalnız hissetmiyorum. Onlarda gördüğüm kırıklıkları onarırken kendimi de onardığımı hissediyorum. Bana, herkesin birbirinden farklı görünmesine rağmen aslında ne kadar aynı olduğunu hatırlatıyor yaptığım bu iş. Maske tamir etmeyi tek başıma öğrendim, ailemden kimse bu işle ilgili bilgi sahibi değil aslında. Nereden esti diye düşünüyorum… sanırım, bundan yıllar önce annemle Venedik’e yaptığımız seyahatimiz sırasında aşık olmuştum maskelere. Dükkanların vitrinlerini kaplayan süslü, rengarenk ve hikayelerini anlatan onlarca maske… Her biri birbirinden güzel ve özel duruyordu.
O günden beri kendimce maskeler yaptım, arkadaşlarıma dağıttım. Onlarınki kırılınca, boyası silinince hep onarırdım. Aslında herkesin bir maskesi var. Kimi o maskenin ardına gizleniyor, boyasını temizleyip hiç yokmuşçasına sessizce yaşıyor. Bazı insanlar da var, maskelerinden hayat taşıyor. Onları süslüyorlar, simle kaplıyorlar, çiçeklerden taçlar takıyorlar. Arada sırada hepsinin onarılmaya ihtiyacı oluyor. O anda da ben giriyorum hayatlarına. İnsanlar, maskelerini bana getiriyor ve ben de onlara, maskelerini onarmada yardım ediyorum. Bu işi o kadar seviyorum ki… Yeni şehrimde bir de kendime bir tamirhane açtım, bugün oraya gideceğim.
Yakında...
Yeni maske çok yakında tamirhanedeki yerini alacak.