Empat'ın Hikayesi - "Kış"

Empat'ın Hikayesi - "Kış"

"Empat'ın Kış sayısında yer alan bu bölüm, Empat karakterinin hikayesinin devamıdır."

Kapı arkamdan kapandığında içimde bir sessizlik oldu. Ya da ben dinlemeyi bıraktım. 

 

 Sokağa çıktığımda hava beklediğimden daha soğuktu. Kulaklıklarım çantamın içindeydi. Bir an için onları elime aldım. Takabilirdim. Her zamanki gibi. Sesleri kısmak kolaydı. İnsanların iç sesleri müzikle bastırılabiliyordu. 

 

 Ama bugün...

 

 Bugün gerek yok. Çantama geri koydum. 

 

 Adımlarım karın üzerinde iz bırakırken aklımda tek bir cümle dönüp duruyordu: 

 

 “İhtiyaç duyulmak ile sevilmek aynı şey degildir.”

 

 O, bunu gerçekten söyledi mi?

 Yoksa ben mi söyledim?

 Yoksa sadece bir düşünce miydi?

 

 İnsanların duygularını taşımadığında geriye ne kalır? 

 

Boşluk. 

 

 O boşluk düşüncesi midemde bir sızı gibi durdu. 

Boşluk demek yalnızlık demekti. 

Yalnızlık demek, işe yaramamak. 

 

Yürümeye devam ettim. 

 

Bugün birini dinlemedim. Kimseye çözüm sunmadım. Kimsenin yükünü hafifletmedim. Sadece konuştum.

 

Sadece... kendimi duydum. 

 

Bu, yeterli olabilir mi?

 

 Yolun sonuna geldiğimde durdum. Caddeden denize doğru inen yolu fark ettim. Beni çağırıyor gibiydi. Sahile inen kalabalık yoldan dalgaların sesini takip ettim. Rüzgar, kalabalığın sesini bastırıyordu. Bu iyi geldi. Deniz, kimsenin duygusunu benden istemiyordu bu sefer. Dalga gelip çekiliyor, sonra tekrar geliyordu. Kimse onu tutmaya çalışmıyordu. 

 

Belki empati de böyle olmalıydı. 

 

Gelip gitmeli. Yerleşmemeli.

 

Sahile vardığımda ayakkabılarımın altındaki kar, suya dönmüştü. Ufka baktım. Üstüne kar yağan suyu seyrettim. Dalga geri çekildi. Sonra yine geldi.

 

Geri çekildiğinde deniz eksilmiyordu. 

 

Belki ben de eksilmeyecektim. 

 

Bir yere oturdum. Sahildeki insanları izledim. Tam o sırada, benden biraz ileride bir silüet gördüm. Tanıdık bir duruş. İnce omuzlar. Sabit bir bakış. 

 

Yine o kadın. 

 

Elinde bir şey tutuyordu. Bana doğru bakıyordu. Bana doğru yürüyordu. 

 

Ve ben, ilk defa kendi sesimi dinleyip ona doğru bir adım attım.